Counter

10 Haziran 2009 Çarşamba

AKLIN GÜZELLİĞİ DİL İLE
DİLİN GÜZELLİĞİ SÖZ İLE
KİŞİNİN GÜZELLİĞİ YÜZ İLE
YÜZÜN GÜZELLİĞİ GÖZ İLE BELLİ OLUR.

YUSUF HAS HACİP

8 Şubat 2009 Pazar

Kimsin sen Kim?

Adının içinde yanlışlıkla mertlik geçen kan heykeli adam..
Kimsin sen..
Seni çekiç suyuyla mı beslediler..
Asitli diken kundağında mı büyüdün.
Evinizin penceresi hep merhametsizliğe mi baktı küçükken.
Annen saçlarını çamurla mı yıkadı..
Sınıfta en arka sırada oturup,
Tahtaya kalaşnikofla mı kalktın..
En sevdiğin hayvan yılan mıydı senin..
Rezil mi olurdun arkadaşlarına bir kuşu öldürmeyince..
Defterin köpeklerle mi kaplıydı.
Seni Rahibe terasalar mı kutsadı..

Kimsin sen Kim?
Saçlarının arasında mıydı bitlenmiş bombalar..
Vicdansızlık ormanının tanrısız kralı mıydın.
Isırgan otlarını mı dişledi ateş yutan ağzın..
İnsan olmayacaksan niye giydin bu şehrin ölümünü..
Düğününde sırtlanlar mı çekti fotograflarını
Eve giderken ekmek yerine kurt mu kaptın mermi fırınlarından..

Bizi soracak olursanız biz çok öfkeliyiz..
Olmertin insafına kalmadı Gazze..
Olmertin insafına tenezzül etmeyen Gazeli çocukların ruhuna düğüm düğüm cennet sessizliği diliyoruz..

Bırakalım Olmertin ikinci adını ALLAH koysun..
ALLAH koysun..

Bizi soracak olursanız biz Olmertin insan olmadığını düşünmeye devam ediyoruz..


Esra Elönü (Marmara fm programcısı. Yazarlar birliği fragman ödülü bu sene )

15 Ocak 2009 Perşembe

5 HADİS

1. Fitne gelir, kullari firtina gibi savurur. Bunun icerisinden alim, ancak ilmiyle kendini kurtarir.
Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)

2. Adil kadi kiyamet gunu hesaba getirilir. Hesabin siddeti ile karsilasinca: "Keske iki kisi arasinda bir hurma icin bile karar vermemis olsaydim" der.
Ravi: Hz. Ali (r.a.)

3. Kabir ahiret menzillerinden ilk menzildir. Kim ki kabirde isi kurtardi, arkasi iyidir. Kim ki isi kurtaramadi, arkasi da cetindir.
Ravi: Hz. Osman (r.a.)

4. Kur'an yedi vecih uzerine nazil oldu. Hangisini okursaniz, isabet edersiniz. Kur'an uzerine munakasa etmeyin. Cunku o munakasa kufurdur.
Ravi: Hz. Ibni Abbas (r.anhuma)

5. Kalpler, Allah'in parmaklarindan ikisi arasindadir. Istedigi gibi cevirir.
Ravi: Hz. Ibni Abbas (r.anhuma)


Kaynak: "Ramuz El E-Hadis" Kitabidir.

Kitabin Yazari: Zaif Ahmet Ziyauddin Gumushanevi
Yorumlayanlar: M.Zahid Kotku & Prof. Dr. Cevat Aksit

14 Ocak 2009 Çarşamba

Yardımlar Nereye Gidiyor?

Değerli kardeşlerim ;
Arkadaşlarımızın yaptığı araştırma sonuçları aşağıdadır (ajans7/24), lütfen yardımların zulmedenler eline geçme ihtimaline karşılık gereken duyarlılığı gösterin, konu ile ilgili yazmak dahil her tür katkıyı yapmanız elzemdir.

İşte Gazze' ye yapılan yardımlar
12 Ocak 2009 Pazartesi İsrail Devleti'nin Gazze' ye olan insanlık dışı saldırıları sürmeye devam ediyor.
İsrail, Gazze'ye olan insanlık dışı saldırıları sürdürmeye devam ediyor. Gazze halkı bu katliam altında yaşam mücadelesi vermeye çalışıyor. Tüm dünyadan Filistin'e yardım akıyor ama Türkiye'nin bölgeye ilgisi başka türlü incelenmeli.

Katliamın başladığı ilk günden olmak üzere ve daha öncesinde gerek sivil toplum örgütlerinin, gerek gönüllü kuruluşların ve gerek devletin kurumları aracılığıyla yaptığı yardımlar, Türkiye'nin Filistin meselesine ne derece hassas yaklaştığını ortaya koymuştur.

Yaşanan bu süreçte İsrail yönetimi elinden geldiğince yardımların Filistin halkına ulaşmasını engellemeye çalışmıştır. Bu da yapılan yardımların hangi şartlarda Gazze'ye ulaştığı, ne tür sıkıntılar çekildiği hakkında insanları meraka sevketmiştir.

Ajans 7/24 olarak Türkiye'deki yardım kuruluşlarının yardımları nasıl ulaştırdıklarını araştırdık.

İHH: "İHH", yapılan yardımları Refah sınır kapısından direk olarak Hamas Hükümeti (Filistin Hükümeti)'ne yapıyor. Mısır sınır kapısını yalnızca birkaç saat açık tutuyor. Yardımların hızlı bir şekilde ulaştırılması için İHH malzemeleri Mısır'ın içerisinden alıyor.

KIZILAY: Milli Eğiim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı yardımlarını Kızılay vasıtası ile gönderiyor. Kızılay gönderilen yardımları El Fetih'e teslim ediyor. Alınan bilgilere göre El Fetih alınan yardımların yaklaşık yüzde 90'ını muhtaç halka ulaştırmıyor. Bu yardımlar El Fetih tarafından belirlenen gruplara geri kalan yüzde 10'luk kısımsa Muhammed Dahlan'ın ekibine teslim ediyor.

KİMSE YOK MU?: "Kimse Yok mu?" yapılan yardımları Refah sınır kapısından Gazze'deki Hamas Hükümeti'nin İçişleri Bakanlığı'na bağlı Gazze Kızılay' ına veriyor.

CANSUYU: "Cansuyu" Mısır'daki partner kuruluşları vasıtasıyla Refah Sınır Kapısı'ndan yapıyor. Gönderilen yardımları Gazze'deki İhvan-ı Müslimin'in Lübnan kanadı olan Cemaat-i İslami ekibine teslim ediyor.

YARDIMELİ: "Yardımeli" Kahire'den bağları ile Refah sınır kapısından yardımları gönderiyor. Yardımları Gazze'de Hamas Hükümeti'ne teslim ediyor.

DENİZ FENERİ: "Deniz Feneri" yapılan yardımları Mısır Refah sınır kapısından Filistin Sağlık Bakanlığına teslim ediyor. İçeride gıda dağıtımını Cebaliye İslam Derneği aracılığıyla yapıyor.

12 Ocak 2009 Pazartesi

Önemli Bir Konu: "Evlilikte Denklik (Küfüv)"

Kelime olarak küfüv, denklik ve eşi olmak demektir.

Fıkıhda ise, evlenecek olan çiftlerin, birbirlerine bazı konularda denk olmaları demektir.

Evlenmede denklik, kadınlar için erkekte aranır. Yâni bir erkeğin, evleneceği kadına, müslümanlık, neseb, hür olma, meslek ve zenginlik gibi niteliklerde denk durumda bulunması, özellikle kadını korumak için öngörülmüştür.

Mezhepler, evlenecek kişiler arasında dindârlık bakımından eşitlik bulunmasının kesinlikle gerekli olduğu görüşünde birleşmişlerdir. Bunun yanında Hanefîler, erkeğin soy bakımından, kadından daha aşağı olmaması gerektiğini söylemişlerdir. (113)

İslâm hukûkunda denklikten maksad, evlenecek eşler arasında dînî, ekonomik ve sosyal seviye bakımından yakınlık ve denklik bulunmasıdır. Bu denkliğin, hem çiftler arasında, hem de hısımları arasında seâdet, huzûr ve sevgiye vesîle olacağı düşünülmüştür.

Evlilikte denklik, bir sıhhat şartı değil, bağlayıcılık şartıdır. Yâni denklik, evlilik için mecbûrî bir şart olmayıp, ancak âile seâdetinin te’mîni içindir. Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz, Hz. Ali (r.a.)’a hitâben şöyle buyurmuşlardır:

"Üç şeyi geciktirme:

Vakti gelince namazı; hazır olduğunda cenâzeyi; dengini bulunca evlenecek kızı..." (114)

Ayrıca başka bir hadîs-i şerîfde:

"Kadınları denkleriyle evlendirin, onları velîleri evlendirsin.. On dirhemden az mehir yoktur." (115) buyurulur.

Hanefîler’e göre denklik (kefâet), altı yerde aranır. Bunlar: Dindârlık, İslâm, hürriyet, neseb, mal ve meslektir.



1. Dindârlık: Dînî kurallara bağlı olmayan ve ahlâk bakımından zayıf olan fâsık bir erkek, iffetli ve fazîletli bir kadına denk sayılmaz. Aynı şekilde, dînî kurallara bağlı olmayan ve ahlâk bakımından zayıf olan fâsık bir kadın da, iffetli ve fazîletli bir erkeğe denk sayılmaz.

2. İslâm: Burada denklikten maksad, kocanın müslüman olması değildir. Zîrâ kocanın müslüman olması, evliliğin sıhhat şartıdır. Müslüman olmada denklik, kocanın, babası veya büyükbabası bakımından aranır.

3. Hürriyet: Çoğunluğa göre köle, hür olana denk değildir.

4. Neseb: Bu konudaki denklik, Araplar arasında geçerli sayılmıştır.

5. Mal: Eşlerin, aynı derecede mal ve servet sahibi olması da, evlilikte önemli bir unsurdur.

6. Meslek: Evlenecek erkek ve kadının velîlerinin iş ve meslekleri arasında bir denkliğin bulunması gerekir. (116)

Ayrıca çiftler arasında boy ve güzellik gibi fizîkî ölçülere de dikkat edilmesi, eşlerin anlaşabilmeleri ve birbirleriyle uyum sağlayabilmeleri açısından önemli bir husustur.

Netice olarak İslâm hukukçularının büyük çoğunluğu, nikâhın mûteber olmasında kocanın kadına denk olmasının şart olduğunda müttefiktirler. Denkliğin, mutlakâ dindârlık ve güzel ahlâkda aranması gerektiği üzerinde görüş birliğine varmışlardır. Asr-ı seâdetteki tatbîkâta bakıldığında da denkliğin, en başta dindârlık ve güzel ahlâkda arandığı açıkça görülür. Ashâb-ı kirâmdan Sehl b. Sa’d es-Sâidî (r.a.) anlatıyor:

"Birgün Rasûlullâh (s.a.v.)’in huzûrundan bir adam geçti. Hz. Peygamber (s.a.v.) yanında oturanlardan birine;

"Şu geçen hakkında ne dersin?" buyurdu.

O da:

"Eşrâfdan biridir. Vallâhi kız istese kendisine verilmesine, bir şey hakkında konuşsa, sözünün dinlenmesine çok lâyıktır." cevâbını verdi.

Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz sustular. Bir müddet sonra bir başkası geçti. Bu sefer yine:

"Ya bunun hakkında ne dersin?" buyurdu.

Adam cevap verdi:

"Yâ Rasûlallâh, bu müslümanların fakirlerinden biridir. Kız istese reddedilmeye, bir şey hakkında şefâat etse, kabul olunmamaya ve konuştuğu vakit, sözü dinlenmemeye lâyıktır."

Bunun üzerine Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdular:

"(Hayır) bu (adam), yeryüzü dolusunca öbüründen hayırlıdır." (117)

Evlenecek eşler, güzellik ve zenginlik câzibesine kapılarak ahlâkı ve dîni zayıf kadınlarla evlenmemelidirler. Böyle evlilikler, çoğu zaman hüsranla neticelenmektedir. Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz, dâimâ dindâr olan kadınların tercih edilmesini tavsiye buyurmuşlardır.

Hakîkatte denklik; erkeğin değil, kadının menfaatine yönelik bir haktır. Eşlerin, gönül ve görüş birliğine sâhip olmaları da zarûrîdir. Zîrâ, bu yönlerden anlaşamayan çiftler, mutlu bir hayât yaşayamazlar.
EŞ bazen babadan ve anneden daha yakındır. Öyle değil mi? Kişi eşine söylediği, fısıldadığı bazı sırlarını anne ve baba ile paylaşamayabilir.

Kur'an-ı Kerim bu gerçeği çok manidar bir tanımla hayatımız katar. Ayet-i kerime, "Karı ve koca birbirlerine örtüdürler" der. Ayet şöyledir: "Onlar (kadınlar) size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz!" (Bakara 187).

Ayet çok zarif bir ifadeyle, karı koca arasındaki ilişkinin karakterini ortaya koyar. Elbise ve örtü nasıl soğuk ve sıcaktan korur, sırları ve kusurları örterse, eşler de aynen böyle olmalılar. Örtü geceyi simgeler. Birbirinizin sırrını, ayıbını, açığını deşifre etmeyin, aksine birbirinizi gece karanlığı gibi örtün anlamını da çıkarma imkánı bulabiliriz.

* * *

Dinimiz bizden bunu istiyor. Ama biz bu konuları da magazinleştirmekten, aile sırlarımızı, ilişkimizi uluorta tartışmaktan uzak durmuyoruz. En mahrem bilgileri, olayları, sırları, ekranlarda, sokaklarda, her türlü sohbet ortamında konuşmaya başlıyoruz. Hatta insanların bir kısmı boşandıkları eşlerinin mahrem görüntülerini internet ortamında yayınlamaktan sakınmıyorlar. Korkunç bir tatminsizlik, hazımsızlık ve dağılmışlık değil mi?

* * *

Sosyolog ve psikologların işin bu boyutu üzerinde durmaları, olgun tahlillerde bulunmaları gerekiyor. Tabii ya, bunu sağlıklı bir kişilikle izah imkánı var mı? Bu yaşananlar birer vicdani travma değil mi? Bizler ise bu yaşananları tedavi edecek noktada mıyız, yoksa yeni olayların, tecrübelerin deşifre edilmesine katkıda bulunacak yerde miyiz?

Peygamberimiz (SAV) erdemden en uzak erkeği tarif ederken; geceleyin eşiyle arasında geçeni -sırları-, sabahleyin arkadaşlarıyla paylaşan kişi olarak tanımlar.

Eşler birbirlerini sevmeli, korumalı ve sahiplenmeliler. Hiçbir evlilik kuşku ve korku üzerine kurulmaz. Hele matematiksel hesaplar üzerine hiç kurulmaz. Yarın ne olacak, eşim benim şu eksiğimi yarın bana karşı kullanır mı diye başlayan bir evlilik aslında hiç başlamamış sayılır. Tam aksine erkek kadının, kadın erkeğin; izzet, namus, kişilik, karakter, sevecenlik, vefa, saygı, sevgi, doğruluk, şeffaflık ve merhametinden en ufak bir kuşku duymamalıdır. Böyle bir kuşku varsa, belki o evlilik hiç olmamalıdır. Olsa bile, devam etmesi mümkün değildir.

Eşinizi önemseyin. Onu sevin. Ona güvenin. Onunla sırrınızı paylaşın. Vereceğiniz bir gül, ucuz ama manidar bir ufak yüzüğün eşinizin yüzünde meydana getireceği tebessüm az mı önemli? Bazen eşimizle beraber sofrayı kaldırmak veya küçük bir hizmeti onunla paylaşıp yükünü hafifleştirmek kötü mü?
* * *

Peygamberimiz (SAV); elbisesini yamalar, içeceği suyu kendisi alır, eşine yardım ederdi. Onları dinler, bazen en zor kararlarda onlara danışırdı. Gece namazına kalktığında eşini de uyandırır, "Hadi yüce ALLAH'a yönelelim!" derdi. Bazı hatalarını görmezden gelir, sinirli hallerini sinesine çekerdi. Tebessümünü esirgemezdi. "En iyiniz, eşine en merhametli ve iyi ahlaklı olanınızdır" derdi.

Ne dersiniz? Şöyle diyebilir miyiz? Birbirini zorlayan, boşanmak için bahaneler arayan, birbirine güvenmeyen çiftler ancak sağlam bir eğitim, inanç, hoşgörü ve güvenle yaralarına çözüm bulabilirler.

NİHAT HATİPOĞLU
<bgsound loop="true" src="mms://67.159.5.252/umutfmcom/alternatifmuzikler/nurettin%20rencber%20-%20yadimda%20sen.wma"/></bgsound>